Tantra

İnsanoğlu binlerce yıldır varoluşsal gerçeğini arar durur da pek azı bu gerçeğin cinselliğin içinde bulunduğunu idrak eder.

Arayıştaki “Ben Kimim?” “Nereden geliyorum?” ve “Nereye Gidiyorum?” temel niteliğindeki sorular ve cevapların cinselliğin içinde şifrelenmiş olduğunu biliyor olsaydık nasıl hisseder ve nasıl davranırdık?

Cinsellikle ilgili bildiğimizi sandığımız şeyler gerçeğin ne kadar kendisi? Ya da bildiğimiz en basit gerçekler (üreme amaçlı cinsellik gibi) kozmik evrenin tüm sırlarını içinde barındırıyor olabilir mi?

Yaradılışın tüm bilgisi bedenimizin hazza en açık, en gizemli ve aynı zamanda kendimizden en uzak tuttuğumuz bir bölgesinde gizleniyor olsaydı onu keşfetmek için ne kadar cesaretimiz olurdu?

Kendini arayış bir hakikat arayışıdır. Hakikati bulmak için önce kendini hatırlamalısın. İhtiyacın olan tek şey ise; tüm farkındalığını Enerjinin Cinsel Hareketine getirmektir.

Orgazm tadında bir yaşam için; cinselliğin doğasında var olan gücü anlamak ve bu gücü nasıl kazanacağını öğrenmek gerekmektedir. Bu yolla yüksek bilinçlilik durumuna erişmek mümkündür.

Zorluklara ve acılara kodlanmış hafıza sistemimizi değiştirecek mucize, evrensel enerjinin cinsel ifadesinde saklıdır.

Tantra insana bunun yol ve yöntemlerini sunar.

Seks en basit haliyle biyolojik bir ihtiyaç, gelişmiş biçimiyle ise olağanüstü mistik bir deneyimdir. Tıpkı tüm diğer sanat dalları gibi, sekste basit veya özenli, kaba ya da romantik, eğlenceli veya sıradan bir şekil alabilir. Sekse nasıl yaklaştığın, partnerine nasıl davrandığın, başlarken ve bitirirken bile ortaya çıkan tavır ve yaklaşım tamamen senin kişiliğinin bir yansımasıdır. Bu nedenle Tantra, spontan seksten daha çok özel randevuların tayin edildiği, bir takım ritüellerin olduğu bir ayin şeklinde ele almıştır seksi. Oldukça yavaş ve ağır geçen bu süreç ile çiftlerin paylaşılan her anın içinde kalmalarını, birbirlerine özen ve ihtişamla yaklaşmalarını, birbirlerinin içinde kendi benliklerini eriterek egolarını yok etmelerini öğreterek, kişiliğin dönüşümünde seksin önemli bir araç olduğunu vurgulamak istemiştir.

Bir beraberliği destekleyen ve güzelleştiren şeylerden en önemlisi, sekse zaman ayırmaktır. Teknoloji çağı, seksi de, ilişki düzlemindeki tüm diğer kanallar gibi tıkamaktadır. İnternet, televizyon ve cep telefonlarında geçirdiğimiz zamanı partnerimizle yatakta geçirmeye tercih eder duruma geldik. Bu nedenle seks, biyolojik ihtiyacımızı karşılamaktan daha öteye gitmiyor yaşamlarımızda. Ve birçoğumuz hayatımızda kaliteli seks yoksunluğunun depresif hallerini, çaresizliğini ve yükünü taşıyoruz ancak bu sorunlar karşımıza farklı formlar halinde geldiğinden bunun sebebinin yanlış kullandığımız ya da kullanamadığımız cinsel enerjimiz (yaşam enerjisi) olduğunun idrakinde değiliz.

Cinsel yaşam sıradan ve bedensel bir aktivite olarak algılandığı sürece ilişkilerde tazelik, heyecan ve süreklilik kaybolacaktır. Cinselliği yaşatmanın en önemli yolunun onu konuşmaktan geçtiğine inanıyorum. Günlük yaşamda konuşacak pek çok şey buluruz, gündemdeki olaylardan, alışverişten, akşama ne yiyeceğimize kadar. Oysa seks hakkında konuşmayı düşünmeyiz bile. Cinselliğin bir bilim dalı olduğunu biliyor muyuz? Bu alanda yazılmış kitaplardan, bu alana ışık tutan öğretilerden haberdar mıyız ? Cinsel gücü geliştiren erotik literatür ve bilgileri karşılıklı paylaştığımız ve tartışabildiğimiz sürece seks, sıradanlığını ve monotonluğunu yitirir, canlılık ve yenilik kazanır.

Hala toplumumuzda evli olduğu halde cinsellik konusunda aralarında mahremiyet taşıyan insanlar vardır. Kadın evlenirken kocasının yalnızca üreme amacına hizmet etmeye programlandığından, erkek karısını üreme amaçlı olarak görür ve kabul eder. Fantezi ve zevklerini paylaşma ihtiyacını ise yeni bir sevgili edinerek karşılar. Kadın ise bu durumda, bedenin haz ve yeteneklerinden mahrum bırakılmış, “iffetli ve namuslu” bir eş olarak yaşamını sürdürür.
Açık yüreklilik ve samimiyetle ele alınmayan cinsellik ölüdür, bu tarz ilişkilerde sürekli bir arayış ve doyumsuzluk söz konusudur. Bu da, mutsuzluğun en büyük temel sebeplerinden biridir.